makale arama...

Temiz Toprağın Önemi

Temiz Toprağın Önemi

Temiz Toprağın Önemi

Dünya, çok geniş bir yer. Bu genişlik kendini aynı zamanda çeşitlilik olarak gösteriyor: Dünyada binlerce farklı topluluk ve kültür eş zamanlı olarak beraber varlığını sürdürüyor. Her ne kadar çeşitli kültürler ve topluluklar arasında önemli yaşam tarzı ve diyet farklılıkları ve yiyeceğe dair yaklaşımlar olsa da toprak, hepimizi bir şekilde besliyor ve günlük hayatlarımıza devam etmemizi sağlıyor.

Yani toprak, bizi birbirimize bağlıyor

Kimi yiyecekler doğrudan ekinler ve ağaçlar sayesinde soframıza ulaşıyor, kimi ürünler tüketimi ise ekinlerin beslediği hayvansal gıdaların diyetlerimizde yer alması sonucu gerçekleşiyor. Dolayısıyla bütün yiyeceklerin atası toprakta yeşeren bitkiler ve onların beslediği ekosistem. Artan nüfus ve gelişen talepler de düşündüğünde, verimli ve sürdürülebilir tarım alanlarının sayılarının giderek arttırılması ve var olanların da daha verimli hale getirilmesi son derece önemli bir hedef olarak düşünülebilir.

Fakat topraklarımız artık sanıldığı kadar doğal ve bakir değil. Bu durum, içerisine karışan kimyasal maddeler ve değişen iklim koşulları sebebi ile yıpranan toprakların ürettiği mahsullerin besleyicilik değerlerine ve insan sağlığına olan etkilerine de yansıyor.

Fakat durum sanıldığı kadar kötü değil. Her ne kadar gidişat istenilen gibi olmasa da son yıllarda artan talep ve gelişen teknoloji sayesinde temiz ve verimli toprakların sayısı giderek eski seviyelere dönüyor.

” Tıpkı Eskisi Gibi “

Bu noktada hatırlamak gerekiyor ki insanlık, binlerce yıldır tarım ile uğraşıyor ve her jenerasyon bir öncekine göre daha etkili ve sürdürülebilir tarım metodları geliştiriyor: İlk olarak yediği yemişin çekirdeğini bilinçli olarak yere atmayı öğrenen insanlık ardından sulama kanalları, tarla sürme mekanizmaları geliştiriyor, ardından ise artan nüfusu desteklemek için endüstriyel tarıma yöneliyor. Fakat bir süredir takip edilen metotlar, son yıllarda atılan bazı adımların yeniden düşünülmesine ve belki bir iki adım geriye gidilmesine yol açmışa benziyor.

Bu talep, tahmin edilebileceği üzere, geliştirilen tüm zirai teknolojilerin ve metotların bir anda bırakılmasını ve binlerce yıl önce geliştirilen metotlara sorgusuz dönülmesini kapsamıyor. Hedefine zirai metotların ve teknolojilerin ilk amaç olarak mahsulleri kitlerlere en etkili nasıl ulaştırılacağına dair sistemlerin yol açtığı tahribatı koyan çalışmalar, tarım sürecinin daha sürdürülebilir ve insan odaklı olması gerektiğini savunuyor. Bu kapsamda ise toprağın daha doğal kalması ve üretim zincirinin belki de bir adım geri atıp biraz daha klasikleşmesi gerektiği savunuluyor.

Bu değişimin, gerçekleşmesi halinde, insan ve toplum sağlığına çok önemli etkilerinin olacağından ve tarım endüstrisinin çevreye verdiği hasarın da önemli ölçüde azaltacağından bahsediliyor.

Temiz Toprak ve Sürdürülebilir Tarım

Bütün bu sebeplerden dolayı uluslararası toplum ve devletler temiz ve sürdürülebilir tarım alanlarının varlığına önemli ölçüde yatırımlar gerçekleştirmeye devam ediyor. Yediğimiz besinlerin içeriği ve nasıl üretildiğine dair toplumsal farkındalığın giderek artması ile özel sektörün türlü teşebbüsler gerçekleştirdiği ve marketlerde doğal, biyolojik ürünlerin daha sık yer almaya başlaması da cabası.

Dolayısıyla artık temiz topraklara sahip olmanın ve sürdürülebilir tarım icra etmenin hem sosyal hem de ekonomik açıdan önemli değerler haline geldiğinden bahsedilebilir.

Fakat “eski yöntemlere” dönmek ve geçtiğimiz yüzyıl alıştığımız metotlardan kopmak için önemli ölçüde kaynak ve enerji gerekiyor – zira tartışma konusu olan bütün bu ilaçlar ve iklim değişikliğine dair gelişmeler üretim ve lojistik zincirlerinin optimizasyonu sayesinde ortaya çıkan sorunlar olarak ortaya çıkıyor: Bir ton elmayı “eski” yöntemlerle üretmek, “yeni” yöntemlerle üretmekten çok daha uzun ve masraflı bir süreç.

Bahsi geçen talep ve gereksinim değişikliklerine cevap verebilmek için alternatif enerji üretim yöntemlerine ağırlık verilmesi ve beraberinde daha sürdürülebilir ve güvenilir yaklaşımların benimsenmesi bekleniyor.

Free Energy Box ile hayata geçirilmesi planlanan yeni nesil Yangın Söndürme Aracının havada kalma süresi sınırsızdır. Sıfır karbon salınımı çalışmaktadır. Gece gündüz operasyon yapılabilir şekilde tasarlanmıştır. 90 m3 su topu veya su atma özelliğine sahiptir. Deniz, göl, nehir vb yerlerden su alma kabiliyeti bulunmaktadır.
Proje yeşil enerji santrali Free Energy Box ile çalışır.

Please wait while flipbook is loading. For more related info, FAQs and issues please refer to DearFlip WordPress Flipbook Plugin Help documentation.